Hazal Yılmaz

1993 doğumlu Hazal, İstanbul Bilgi Üniversitesi İç Mimarlık bölümünü 2016 yılında bitirdikten sonra, bir sene boyunca GeoID mimarlık ofisinde çalıştı .Daha sonra İspanya da, 

“The Institute for Advanced Architecture of Catalonia” da “Robotics and Advanced Construction” başlığı altında yüksek lisans eğitimi aldı. İspanya daki yüksek lisans eğitimi boyunca okulda çeşitli projelerde yer aldı, asistanlık yaptı. Mimarlık, iç mimarlık ofislerinde ve bağımsız olarak tasarım ve uygulama işleri gerçekleştirdi. 2020 güz döneminde yarı zamanlı olarak Bilgi Üniversitesi iç mimarlık bölümünde derslere katılmakta, aynı zamanda tasarım çalışmalarını sürdürmektedir.

ANA FİKİR

Kalıplaşmış Fonksiyonlar Evrilirken….

 

Küresel ölçekte pandemi krizinin ortaya çıkması ile birlikte, kısa bir süre içerisinde bireylerin 'günlük hayat' olarak adlandırdığı normlar değişmeye başladı. İş kavramı , yeme-içme gibi zorunlu olarak sürdürdüğü aktiviteler, sosyalleşme kelimesinin anlamı, alışkanlıklar ve hatta gündelik telaşlar yavaş yavaş evrildi. Bu evrimin daha ne kadar süreceği belli olmamakla birlikte, pandemi döneminin ilk gününden beri bireyler günlük rutininin tamamını elinden geldiğince evde gerçekleştirmeye çalışıyor. Peki insanoğlunun yalnız kalmaktan bile korktuğu, sosyalleşme kavramını sadece dış mekanda gerçekleştirebileceğini  düşündüğü bir çağda 'evde karantina dönemi', kullanıcı için ev algısını nasıl değiştirdi? Normal hayat dediğimiz kavramın bu şekilde ilerlemesi, kullanıcının, evi sadece temel ihtiyaçlarını karşıladığı bir kutu olarak değil, aslında içinde yaşadığı ve kendi dünyasını yarattığı bir alan olarak görmesini sağlıyor. Peki biz mimarlar olarak yeni dünyada ev algısının değişimine nasıl yardımcı olabiliriz?

Benim bu çalışma süresince özel olarak odaklanmak istediğim konu ; evin mekanlarına adanan  fonksiyonların katılığı ve evdeki kalıplaşmış alanlarla özdeşleştirilen kavramların bu süreçte  nasıl evrildiği oldu .

Pandemi süresince evin, fonksiyonlarına göre adlandırdığımız bölümlerinin algısı kullanıcıda nasıl değişti? Mimarlar olarak tanımladığımız her mekan, gerçekten sadece bir fonksiyona mı ait? Yatak odası sadece uyuma eyleminin gerçekleştiği bir yer mi? Bir mekana tek bir fonksiyon yüklemek ne kadar doğru? Kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 10-12 saatimizi evde geçiriyorken , pandemide evde kalma süresince günün 24 saatini eve sığdırmaya başladık. Ve bununla birlikte evde yaptığımız aktivitelerin sayısı da artmaya başladı. Önceden belki de sadece yemek yediğimiz 'yemek masası' olarak adlandırdığımız obje , aynı zamanda ofise, sosyalleşme mekanının odağına , ve bazen de kafeye dönüştü. İç içe geçmiş kullanımlardan ve örtüşmüş mekanlardan oluşan 'ev' i nasıl bu yeni hayata adapte edebiliriz? Pandemi sürecini evinde deneyimleyen farklı coğrafyalardaki ev-kullanıcı ilişkilerinin hemen hepsinde gözlendiği gibi bu iki evde de 2+1 3+1 diye kalıplaşmış kurgular dönüşen ev-kullanıcı ilişki biçimleriyle bağdaşmamakta…..

EV-1

EV-2

Atölye Dizisi

© 2020 WEB TASARIMI | DİLARA SEZGİN