Umut Çağlar Güney

1996 doğumlu Umut, Syracuse Üniversitesi, Mimarlık bölümünden

2020 yılında mezun oldu. Hepberabertekbaşına Atölyesine, Syracuse-New York tan katıldı ve Syracuse da yaşayan ev kullanıcıları ile çalıştı. Eğitimi süresince çeşitli mimari ödüller aldı, İstanbul, Washington ve

New York ta mimarlık ofislerinde staj yaptı. Müzikle ,dijital sunum teknikleriyle, fotoğrafçılıkla ilgili ve donanımlı bir mimar olarak New York ta yaşamaktadır.

ANA FİKİR

Ayrıcalıklı Ev, Dış Dünya ile İlişki Kurabilen Ev midir?

 

Pandemi sürecinde küçülen dünyalarımızda çoğumuzun evlerimize bakış açısında bazı değişikler oldu. Kurduğumuz diyalogların bu değişiklikleri kaydettiğine ve yorum katarak aktardığına inaniyorum. Benim çalışmalarım kullanıcıların dış dünyayla kurdukları ilişkileri, içeriden dışarıya bakış açılarındaki değişiklikleri ve karantina sürecinde ev içinde yaptıkları düzenlemeleri inceliyor. 


 

Diyalogları kurmadan önce kendime bir yön gösterici olması için var olan binalarda gözlemlediğim 3 temel iç-dış ilişki yöntemi belirledim:

 

1)Yöntemlerin birincisi pencere çerçevesi aracılığıyla dış dünyayı iç mekanda kurgulamak. Steven Holl’un Y-House’da kullandığı Mondrian’dan esinlenilmiş çerçevenin yarattığı

‘inşaa edilmiş’ bir dış doğal dünya algısı ya da Diller+ Scofidio’nun Slow House’da kurguladığı gerçek ve dijital dış dünya görselleri ikilemi, pencere çerçevelerinin konutta farklı kurgusal kullanımlarına örnekler sunuyor.

 

2)İkinci yöntem pencerenin bakılacak bir sahne inşa etmekten ziyade, dışarının pencere yoluyla içeriye akması, içeriyi ışık, hava, koku gibi duyusal öğelerle etkilemesini öne çıkartıyor.

SANAA’ nın Kitagata Apartman projesinde kullandığı Japon mimarisinde önemli bir yeri olan ‘Engawa’ buna iyi bir örnek. Genellikle ahşap ya da bambu döşeme anlamına gelen bu sözcük, çok iyi güneş alan ve kullanıcıların güneşten faydalanmaları için tasarlanmış bir odada kullanılıyor.

 

3)Üçüncü yöntem evin bir dış mekanı olduğu takdirde öne çıkıyor. Bu yöntemde kullanıcı dış mekanla ilişkisini çoğunlukla kendisini dışarı çıkartarak kuruyor ve dış mekanda (balkon, bahçe vs.) kendine bir düzen kuruyor.

Plan ve kesit çizimleri evlerdeki durumu, kullanıcıların paylaştığı bilgiler ve fotoğraflar ışığında sade ve teknik bir dille aktarıyor. Planlardaki kırmızı çizgiler mobilyaların pandemi süreci öncesindeki yerlerini belirtiyor. Son görsellerdeki kolaj çalışmaları, kullanıcıların anlattıkları dış dünya – iç dünya ilişkisini , en çok baktıkları pencereden gördükleri ögeleri ve pencereyi nasıl kullandıklarını aktarıyor.

 

Son olarak, kullanıcıların hangi yöntemlerle dışarıyla ilişki kurduklarının çeşitli sosyal ve ekonomik faktörler tarafından dikte edildiğini göz önünde bulundurmak ve bu durumu ‘ayrıcalık’ başlığı altında değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Ayrıcalıklı bir ev ne demek? Hangi faktörler dışarıyla ilişkiyi ,bir ayrıcalık kriteri olarak öne çıkarıyor, gibi soruların çalışmaları okuyan kitlenin zihinlerinde yankılanmasını umuyorum.

EV-1

EV-2

Atölye Dizisi

© 2020 WEB TASARIMI | DİLARA SEZGİN