Mert Taş

1992 yılında İstanbulda doğan Mert, 2011 yılında İstanbul Erkek Lisesinden mezun oldu. Mimarlık ve İç Mimarlık bölümlerindeki lisans eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesinde aldı, çift ana dalı bitirerek 2017 yılında mezun oldu. Birçok tasarım yarışmasında ödüller ve dereceler kazandı. Bir dönem Singapur’da Weijenberg Design Studio’da çalıştı. Ardından Türkiye’ye dönerek MAİ Design ismiyle bir tasarım ofisi açtı ve farklı ölçeklerde işler yapmaya başladı. Mimari işleri dışında yeni nesil şehir rehberi olarak adlandırdığı “Flaneur App” adlı startup’ın kurucu ortaklarından biri oldu. Hepberabertekbaşına Atölyesi süresince, Mert Singapur dan 2 ev ve kullanıcılarıyla çalıştı.

ANA FİKİR

Sosyal Yaşamın Yeni Odağı Ev

Hep Beraber Tek Başına Atölyesi çerçevesinde, pandemi dönemininde , Ev-Kullanıcı ilişkisinin nasıl evrilmekte olduğu ile ilgili düşünürken, ve bu dönüşümün dünyanın çok farklı yerlerinde ve çok farklı koşullarda da olsa örtüştüğü öngörüsüyle başladığımız atölye bütününde,  teketek diyalog gerçekleştirdiğim Singapur daki 2 ev ve kullanıcıları ile çalıştım .

 

Nasıl Yola Çıktım?

Pandemi öncesi ve pandemi sürescindeki farklılaşmayı, öncesinde insanların evlerinin dışında yaptıkları aktiviteleri , pandemi boyunca evlerine nasıl taşıdıklarını sorguladım. Bu bağlamda evlerini nasıl değiştirdiklerinie, evleriyle kurdukları ilişkiyi nasıl evrilttiklerine baktım.  Dışarıyla paralel olan iş ve sosyalleşme aktivitelerinin ev içerisinde kurgulanmasının ana aktörleri neler olmaktaydı? Kullanıcılar evle olan ilişkilerinde, ne tür  mekansal değişikliklere gittiler veya gitmediler? Sosyal medya pandemide evde kalma sürecinde günlük yaşamı ve ev-kullanıcı ilişkilerinin belirleyicilerinden biri oldu mu? Sosyal medyanın reddedilemez girdisi olan "gezmek" "dışarıda olmak"ve “görünmek” kavramlarını nasıl eve adapte ettiler? Dışarıyı hissettiren ortamlar, dışarda gerçekleştirdikleri eylemleri kucaklayacak sahneler mi yarattılar?  Zoom gibi çevrimiçi buluşma araçlarında, toplantıları için özel arka planlar mı  oluşturuldu ? Evleri kullanıcılara ne hissettirmeye başladı? Günümüzdeki sosyal yaşamı pandemiden önce ve pandemiden sonra en çok meşgul eden şeylerin başında gelen aktiviteler evin mekansal olanaklarıyla nasıl sürdürüldü?

 

Nasıl Bir Sonuca Vardım?

Sosyalleşme ve sosyal yaşam olgularının tamamen evin dışında, şehrin paylaşılan mekanlarında, diğer insanlarla beraber olarak gerçekleşme normali, pandemi ile evde kalma döneminde kullanıcının evi ile olan ilişki kurma biçimini değiştiren baş aktör oldu. Sosyal yaşamın bir çıktısı aynı zamanda da girdisi olan sosyal medya değişime uğradı. Arka plan olarak kullandığımız kafeler, restoranlar, tiyatrolar, spor salonları yerini oturma odası ve balkonlara bıraktı. Fiziki olarak yan yana yapılamaz denilen toplantılar evlerde zoom dan yapıldı. Eğitim sistemi uzaktan eğitime döndü. Youtube gibi video siteleri üzerinden insanların kendini eğitmeye çalıştığı ve bunların hepsini sığınak olarak gördükleri evlerinden yaptığını ve bunları çok kısa sürede normalleştirdiklerini görüyoruz. Koşulların değişmesine rağmen, sosyal varlık olarak kullanıcının sosyal yaşamını sürdürme eğilimleri, istekleri, dürtüleri körelmedi ama bir dönüşüme uğrayarak ,araçlar farklılaşarak gerçekleşti. Bundan sonrasında ise  boyutsal olarak kısıtlı da olsa, tüm  evlerin kullanıcı ile olan ilişkisi, algısı ,bir takım teknolojik araçların hızlıca ağırlık kazanmasıyla, uzun süreli bir yenilenmeyle ve dönüşümle beraber değişecek; sosyal yaşam ve kişisel ev yaşamı farklı bir birlikteliği getirecek. Mimarlar bu dönüşümde ev-kullanıcı ilişkisinin engellenemez evrilmesinde nasıl bir etken olabilecek?

EV-1

EV-2

Atölye Dizisi

© 2020 WEB TASARIMI | DİLARA SEZGİN